22 Kasım 2015 Pazar

İSTANBUL 34.TÜYAP KİTAP FUARI


Eveeeeet sonunda yazıyorum ,hala inanamıyorum yazdığıma . Uzun zamandır yazmıyorum malesef.Nedeni ise Bilgisayar dersim var bu sene ve Matlab programı öğrenmeye calisiyoruz bende bu programı bilgisayara indiriyim derken -ne kadar anlamıyorum düşünün :) - virüs bulaştı ve internete girmek ne kelime bilgisayarı açamiyorum ne yazık ki. O yüzden telefondan yazıyorum bir hatam olursa şimdiden kusura bakmayın efendim. Bu sefer ki dönüşümümün sebebi ise geçen hafta gitmiş olduğum 34.İstanbul TÜYAP kitap fuarı. Fuar önceki senelerde olduğu gibi oldukça kalabalıktı." Peki fuar bu kadar kalabalık olmasına rağmen okuma oranı neden bu kadar düşük ?" sorusu aklımı kurcaladı. Gecen sene olduğu gibi bu senede liseden bir arkadaşım ve 'S' le beraber gittik. Benim vize haftamdan sonra oldugu icin kafam rahat bir şekilde çokça mutlu ve heyecanlı gittim ve tüm enerjimi harcayıp döndüm.


Gelelim TÜYAP'tan aldığım kitaplara :
1.Fİ-Azra Kohen
2.Çİ-Azra Kohen
3.Pİ-Azra kohen (bu üç kitap seri ve çok merak ediyorum . Ayrıca set şeklinde aldım )
4.BAYAN PEREGRİNE'NİN TUHAF ÇOCUKLARI-Ransom Rıggs
5.BİR APAÇİ MASALI-Angutyus
Bir de arada fırsat buldukça aldığım kitaplar var :
6. KAFES-Josh Mallerman
7.MİLENA'YA MEKTUPLAR -Kafka
8.SEN BENİM DİĞER YARIMSIN-Holly Bourne
Sizde bu kitapları okuduysanız veya okumadıysanız düşüncelerinizi yazarsanız sevinirim :) Şimdiden teşekkürler


                                                                      'n'


3 Ekim 2015 Cumartesi

Mr.Robot


          Mr.Robot 1. sezonunu 10 bölümle bitirmiş bir yaz dizisi. İlk bölümleri beni pek sarmasa da daha sonraları özellikle 8. bölüm ve sonrası daha heyecanlı ve ilgi çekiciydi. Bilgisayara ilgisi olanların daha çok seveceğini düşünüyorum ama İ.M.B.D de 9.4 aldığına göre izlemeye değer diye düşünüyorum.
          Konusuna gelicek olursak Eliot adındaki resimde gördüğünüz kişi iletişim kurmakta zorlanan , anti-sosyal , iç sesiyle sık sık konuşurken görüceğiniz bir kişiliğe sahip. İç sesinden kurtulmak içinde az dozda uyuşturucu alır. Sabahları siber güvenlik şirketinde programcı olarak çalışan akşam ise hackerlık yaparak dolandırıcıların,yasa dışı suç işleyenlerin- aslında kendisi de suç işliyor bu şekilde ama iyi saklanıyor- bilgilerine ve verilerine ulaşarak bunları polise ihbar ediyor. Bu topladığı bilgileri, çevresindeki herkesin bilgisayarından topladığı, Cd'lere kopyalayıp bilgisayarından yok ediyor. Daha sonra çalıştığı şirketin bilgisayarına girmeye çalışan ''fsociety'' adındaki bir hacker grubunu engeller ve bunun onunla tanışmak için yapıldığını düşünür ve olaylar bundan sonra gelişir. Sezon finali ile de gelecek sezonların daha heyecanlı olacağına sinyal verdiler.
 
 SPOİLER:  Ben ilk bölümde iç sesiyle konuşmasını duymamla '' şizofren '' olduğunu düşünmüştüm ve bunda yanılmadım ancak babasının gerçek olmadığını düşünmemiştim hiç. Çok şaşırdım orda, hiç beklemiyordum.Darlene'de ayrı bir şoktu.Finalde Eliot'un kağıyı açtığında Tyler çıkıcak karşısına bence en son konuşan kişi ise White Rose 'du . O saat sesinden bir ipucu verdiler.

Darlene'i Suburgatory izlediyseniz ordaki Dalia karakterini canlandıran Carly Chaikin ,bu rolü ile de oyunculuğunun hakkını verdiğini düşünüyorum.






                                                                                           'n'

19 Eylül 2015 Cumartesi

WATTPAD #2

Daha önce okuduğum wattpad hikayeleri için Tık Tık

                                                                                   DÜŞMAN OKULLAR


           Daha yeni hikayenin sonuna geldim hemen yazmak istedim, bu arada hikaye hala devam ediyor. Konusuna gelicek olursak adından da anlaşılacağı üzere iki düşman okul arasında yaşananlar. Bu düşmanlık kelimesinin üstünü fosforlu kalemle çizmek gerekir. '' Defne '' adında yeni kızın okula katılması ile işler biraz değişir . Ben hikayeyi şimdiki gidişatı ile beğendim. Özellikle kızlarla erkekler arasındaki atışmalar çok hoşuma gitti.

                                                                                    SOLUCAN 1-2-3



          Solucan en en en beğendiğim hikayelerden birisi gerçekten. Hikayeyi okurken kendimi kaptırmakla kalmayıp bir sahnesi var ki Halil Sezai'nin Git adlı şarkısının olduğu bölüm ağlamayı geçin o şarkıyı dinlemekten bıkmadım hatta o şarkıyı başka yerde duyduğumda durup kitabı okurken ki o hislerden kurtulamadım. Kitap diyorum çünkü yazar bir yayınevi ile anlaşmış ve kitap olucak. Konusu ise Nehir adındaki ailesinin koyduğu kurallardan sıkılan bir kızın, bu düşüncelerden kaçış yolunun aşık olmak olduğunu düşünür ve aşık olacağı kişinin beş özelliğini sıralar. Bir gün parktaki bir bankta oturan ''Kıvanç '' adındaki istediği özelliklere uyan bir erkeğin yanına gider ve '' Sana aşık olmama izin verir misin ? '' der ve hikaye başlar.

                                                                                     BENİMLE YAN


          Benimle yan öncelikle final yapmış bir hikaye. Masal adındaki bir kızın sevgilisinin onu aldattığını gördükten sonra yolda söylene söylene yürürken bir arabanın ona çarpması ile yere düşer.Tabi arabayı Ayaz adındaki yakışıklı ve zengin biri sürmektedir. Masal ve Ayaz hikayesi burda başlıyor.Ama benim bu iki karakterin dışında çokça beğendiğim bir karakter daha var ki o da Anıl. Şebek olmasının yanında bir o kadar duygusal.Okuduğunuzda ne demek istediğimi anlıcaksınız.


                                                                                        KÜÇÜK HIRSIZ


          Küçük hırsız kitap olan hikayelerden ancak Wattpad'de bölümleri hala duran tek kitap galiba . Konusu ise Azra babaannesinin hastalığı yüzünden okulu bırakıp çalışmaya başlayan- çünkü ilaç almak zorunda.- ancak işlerinde de her zaman başarılı olamamasından arada hırsızlık yapan bir kız. Bir gün  Ekin adındaki birinin cüzdanını çalacakken yakalanır. Bu hem Azra'nın hem de Ekin'in işine yarayacak bir karşılaşma olur.


                                                                                        'n'

6 Eylül 2015 Pazar

Pencere



Bir pencere ne kadar önemli olabilir ki bir insan icin ? Ya da veda ederken mi bu kadar anlamlı her şey ? "yaz okulunun son ders günü bitti. Son gün diye kuşlar cıvıl cıvıl ötüyordu , rüzgar ilk kez bu kadar çok esiyordu belkide . 11 saat fizik dersinin ardından bende ki devreler de yandı arkadaş. Son gün diye katlandık n'apalım. Akşam 8 de çıkıp üstüne iki saat yol gitmek de yanında   Şimdi sırada finallere gitmek kaldı. " Ben bu cümleleri son gün yazıp taslak olarak kaydetmiştim ama unutmusum ki paylasmayı . Olsun yine de paylaşıcam .  Finallere girdim veeee iki dersten de geçtim çok şükür ☺ Geçtim geçmesine de doğru düzgün tatil yapamadan haftaya okul başlıyor bile. Son hafta sorun çıkmazsa gidiyorum Balıkesir'e. Bir stres atıyım,kafa dağıtıyım bende. Ne güzel başlamıştım yazıya sonunda cıvıtmasam iyiydi. Toparlayalım öyleyse. Pencere demişken ;

                                           
" Sanki nedir bir sonbahar yağmurunun anlamı, Bir kadın bir pencerede yalnızken..."
                                                                                                   Edip Cansever

                                                                  'n'

1 Eylül 2015 Salı

Eğer Yaşarsam / If I Stay


        Bugün duygusal bir filmle karşınızdayım. Eğer yaşarsam izlerken kitaptan filme çevrildiğini bilmiyorum. Film bittiğinde yönetmen, oyuncular, vb. geçerken kitaptan alınarak yazıldığını gördüm. Eminim kitap daha güzel ve duyguludur. Ancak ben filminden bahsedeceğim size. Kitabı okuduktan sonra da yorumumu yazarım. Gelelim filme. Film 17 yaşında , hayatını ailesinin Rock müzik hayranlığına zıt olarak klasik müziğin vazgeçilmez enstrümanlarından çello ile bütünleştiren Mia adındaki bir kızın hayatını anlatıyor. Mia , Rock şarkı söyleyen bir grubun hem gitaristi hem vokali olan Adam 'a aşıktır.Aynı zamanda en iyi müzik okullarından Juliard'a gitmek istemektedir. Mia ailesiyle çıktığı br gezi sonucunda araba kazası geçirir ve yoğun bakımdayken, görünmez bir şekilde hem hayatını hem de ailesini ve sevgilisini sorgulayarak ya hayata tutunacaktır ya da ölümü seçecektir.
         Ben filmi beğendim.Ancak Adam'ın tavırları bazı yerlerde çok saçma geldi. Ya da asi rolünden kaynaklanıyor olabilir. Bunun dışında Mia'nın ailesinin tavırlarını, özellikle annesi ile konuşmalarını çok beğendim. Çello ve gitarın uyumu ve Mia'nın çelloya olan tutkusu çok güzeldi. İkinci film yayınlancak gibi geldi. Çünkü film yarıda kaldı ve ikinci kitapta çıkmış .



'n'