22 Şubat 2016 Pazartesi

BEN KÖTÜ BİRİ DEĞİLİM

Bugün bir arkadaşımla Whatsapp'tan konuşurken bir sır verdim. Şaka yapıyorsun  dedi. Hayır, ben iyi biri değilim sadece iyi olmaya çalışıyorum dedim. Herkes icin olaylar farklıdır. Benim için çok kötü olan bir şey sizin icin basittir.Daha sonra konunun devamını çok merak etti , benim gibi sır küpünden öyle laf almak kolay değil tabi.  Konuyu kapattım hemen. Bugünlük bu kadar yeter dedim. Sonra bu şarkıyı attım aç beraber dinleyelim dedim. O da msn gibi oldu şarkı fonda :) dedi sonrada seni anlatıyor dedi, güldüm. Şimdi sizde açın beraber dinleyelim , aynı eski zamanlardaki msn gibi :)


Senelerdir Fark Etmeden Mecburiyetler Biriktirdim 
Kopamadım Hiç Birinden Kimse Kırılmasın İstedim 
Üzerine Eklendikçe Daha Da Zor Geldi Günler 
Bazen Yalan Söyledim 
Bazen Doğruyu Seçmedim 
Ama Konuşunca Kendimle Aslında Ben Kötü Biri Değilim 
Bazen Yalan Söyledim 
Bazen Doğruyu Seçmedim 
Konuşunca Kendimle Aslında Hiç Kötü Biri Değilim 


Ben Kötü Biri Değilim 
Sadece Sessizliği Bilirim 
Kaç Kelime Kaldı Ki İçimde Bana Ait İyiye Dair 
Ben Kötü Biri Değilim 
Sadece Sessizliği Bilirim 

İnan Ki Çok Kelime Bulurum İçimde Bana Ait İyiye Dair 

Hep İçimden Geldiği Gibi Yaşadığımı Söyledim 
Aslında Çoğu Zaman Ben İçimde Neler Biriktirdim 
Üzerine Eklendikçe Daha Da Acıttı Tüm Dertler 
Mutlu Sansınlar İstedim 
Bazen Üzüntümü Gizledim 
Konuşunca Kendimle Aslında Ben Kötü Biri Değilim 
Mutlu Sansınlar İstedim 
Bazen Üzüntümü Gizledim 
Konuşunca Kendimle Aslında Hiç Kötü Biri Değilim 
Bu Benim Sıfırı Kaçıncı Tüketişim 
Bilen Biliyor Ya Ben Hiç Bir Zaman Mutlu Değildim 


Ben Kötü Biri Değilim 
Sadece Sessizliği Bilirim 
Kaç Kelime Kaldı Ki İçimde Bana Ait İyiye Dair. 
Ben Kötü Biri Değilim 
Sadece Sessizliği Bilirim 
İnanki Çok Kelime Bulurum İçimde Bana Ait İyiye Dair 
Ben Kötü Biri Değilim 
Sadece Sessizliği Bilirim 
Kaç Kelime Kaldı Ki İçimde Bana Ait İyiye Dair 
Ben Kötü Biri Değilim 
Sadece Sessizliği Bilirim 
İnan Ki Çok Kelime Bulurum İçimde Bana Ait İyiye Dair






                                                                                       'n'

14 Şubat 2016 Pazar

The Shannara Chronicles


       Yeni bir yabancı diziye başladım efenim. Tatil olunca tabi rahat rahat kitap okuyup dizi izleyebiliyorum. Bu diziyi kardeşim önerdi. 1. Sezon yayınlanmasına rağmen Imdb  8.0 olunca merak ettim ve başladım. 10 kitaplı  bir seriden uyarlanmış.  Konusu ise elfler. Yüzüklerin efendisini tamamiyle baştan sona izlemediğim için onunla kıyaslayamam.Shannara ise büyücü . Elflerin iblisleri tutsak ettiği Ellcrys adında bir ağaç var. Gerçekten çok güzel duruyor. O ağaçtan düşen her yaprak bir iblisin serbest kaldığına işaret ediyor. Bu iblislerin başı da Dagda Mor. Elfler ve Shannara'nın bu ağacı  tekrar kurtarmak için mücadelesini anlatıyor diyebiliriz. Dizi de sadece elfler , iblisler ve shannara yok daha farklı canavarlar da var. Şekil degistirenleri de sevdim ben . Bence fantastik, aksiyon ve Elf sevenler için izlemeye değer. Çekimleri de beğendim.

  Spoiler : Ancak birinci bölümdeki Amberle'nin sevgilisi rolünde ki erkek karakteri daha çok beğenmiştim. Wil olmamış  sanki. Ileriki bölümlerde ne olur bilemem ama ısınamadım daha.





'n'

12 Şubat 2016 Cuma

Cheese In The Trap



           Cheese In The Trap an itibari ile 10. Bölümü yayınlanan romantik komedi türünde bir dizi . Webtoon dan uyarlanmış. Nedense şu webtoonlara bir türlü  ısınamadım. Bana duygu lazım olayı hissetmeliyim. Bu zamana kadar gördüğüm  direk üniversiteden başlayan ilk dizi benim için.Başroldeki kızın iç sesi ile konuşmaları çok hoşuma gidiyor. Başroldeki erkek ise cool hareketleri ile gayet dikkat çekici. Baek In Ha'nın da şapşal davranışları çok komik.




             Gelelim konusuna Hong Seol  adındaki başrol kızımız  ailesinin durumunun kötü olmasından dolayı üniversite sonrası ek işte çalışan, sessiz, çalıskan,içine kapanık bir karakter. Yoo Jung ise çalışkan, yakışıklı ve gizemli başrol erkek karakteri. Yoo Jung'un gizemini bir türlü çözemedim. O yüzden çok ilgimi çekti. Yardımsever ve iyi biti gibi gözükmesine rağmen ters köşe yapacaklar gibime geliyor. Yoksa bu gizem boşuna. Ben yan karakterleri de beğendim. Çok şapşal davranan ikinci erkek karakteri ise Baek In Ho olup, onun da ileriki bölümlerde nelerle karşılaşacağını merak ediyorum.
                  Dizi bittikten sonra yorumumu güncellerim.Hatta sizde o zamana kadar izlerseniz beraber yorum yaparız. Ben beğenerek izliyorum. Bence sizde bir bakmalısınız.










                                                                                'n'

11 Şubat 2016 Perşembe

Küçük Prens





        Bugün başladım ve bitirdim hemen. Zaten ince bir kitap ve çoğu sayfada resimler yer aldığından hemen bitirebilirsiniz. Küçükken okuyup okumadığımı pek hatırlamasam da abim kendine internetten kitap sipariş edicekti. Bende hemen bana kitap alsana diye  Küçük Prens'i istedim.Merak etmistim doğrusu. Her yerde bahsediliyordu çünkü. Ben beğendim. Çok fazla anlam içeren ve mesaj veren bir kitap bence. Çizimleri de ilginç buldum.Şunu da belirtmek isterim yıldızlara karşı bir ilgim var. Bu kitapta yıldızların yer alması da çok hoşuma gitti,benim icin anlamlıydı o kısım. Bilmediğim bir kaç şeye de ayrıca bakıcam. Mesela baobab ağaçları.. Kitap bittiğinde bir hüzünlendim.Hem hızlı okunan hem de ucuz bir kitap.Almanızı tavsiye ederim.  Bende filmini izlerim artık.





                                                                           'n'


5 Şubat 2016 Cuma

ÖYLE İŞTE #3 / ÜNİVERSİTE



           Biraz sohbet etmeye ne dersiniz ? Aldım sıcak çikolatamı geçtim tabletin başına. Bir yandan da Sıla'dan yoruldum adli sarkisini actim. Deymeyin keyfime a dostlar.Özlediğim bloglara bakayım derken kendimi burda buldum. Haftaya okul başlıyor ve ben ilk kez okula gitmek istemiyorum. Normalde 15 tatilde olsa gerek arkadaslarimi gerek okulu çok özlerdim. Ama şimdi üniversite 2. Sınıfta olmama rağmen bu kadar mı gitmek istemez insan ? Ben bu durumun neden olduğunu düşünürken sorunun bir kısmını ki bu büyük bir kısım oluyor "arkadaslarim" da buluyorum. Okulda çoğu derse giden , çok dikkatli ve özenli not tutan- hatta inci gibi denilecek kadar iyi yazdığımı söylerler.  - birisiyim. Ama arkadaşlarım benden sürekli çoğu dersin notlarını isteyip üstelik benden daha yüksek not alan insanlar. Bunun üstüne imza atmakta cabası.  Ben ne kadar dönem ortasına kadar bundan şikayet etmesemde - sonuçta iyilik yapmak gözüyle bakıyordum başkaları gibi yalan söylemektense  - sonraları başka arkadaşlarımın tepkileri ile enayi miyim ben diye düşünmeye başladım ve bu durum çok canımı sıktı hala da öyle.  Dönemin sonuna doğru tepkimi koysam da iş işten geçmişti .Bu dönem de öyle olmamasını umuyorum .  Siz siz olun kendinizi hele ki üniversitede iseniz kullandırmayın. Öncelik kendiniz ve dersleriniz...

        Bir dahaki sohbet konusu da yine üniversitedeki arkadaslarla olabilir sonuçta çok fazla insan tipi tanıdığımı düşünüyorum. Sizin de okulla ilgili problemleriniz, dertleriniz yada anlatmak istedikleriniz varsa yorum yazmanizi beklerim. Sağlıcakla kalın hoşçakalın..




                                                                            'n'


4 Şubat 2016 Perşembe

INSTAGRAMDAYIZZZZ



Instagram açtık  efenim. Sizleri de bekleriz hatta birbirimizi takip edip , yorum yaparsak ta çok seviniriz.Sabırsızlıkla bekliyoruz, sağlıcakla ve musmutlu kalın :)





                                                                           'n' ~ 's'

22 Kasım 2015 Pazar

İSTANBUL 34.TÜYAP KİTAP FUARI


Eveeeeet sonunda yazıyorum ,hala inanamıyorum yazdığıma . Uzun zamandır yazmıyorum malesef.Nedeni ise Bilgisayar dersim var bu sene ve Matlab programı öğrenmeye calisiyoruz bende bu programı bilgisayara indiriyim derken -ne kadar anlamıyorum düşünün :) - virüs bulaştı ve internete girmek ne kelime bilgisayarı açamiyorum ne yazık ki. O yüzden telefondan yazıyorum bir hatam olursa şimdiden kusura bakmayın efendim. Bu sefer ki dönüşümümün sebebi ise geçen hafta gitmiş olduğum 34.İstanbul TÜYAP kitap fuarı. Fuar önceki senelerde olduğu gibi oldukça kalabalıktı." Peki fuar bu kadar kalabalık olmasına rağmen okuma oranı neden bu kadar düşük ?" sorusu aklımı kurcaladı. Gecen sene olduğu gibi bu senede liseden bir arkadaşım ve 'S' le beraber gittik. Benim vize haftamdan sonra oldugu icin kafam rahat bir şekilde çokça mutlu ve heyecanlı gittim ve tüm enerjimi harcayıp döndüm.


Gelelim TÜYAP'tan aldığım kitaplara :
1.Fİ-Azra Kohen
2.Çİ-Azra Kohen
3.Pİ-Azra kohen (bu üç kitap seri ve çok merak ediyorum . Ayrıca set şeklinde aldım )
4.BAYAN PEREGRİNE'NİN TUHAF ÇOCUKLARI-Ransom Rıggs
5.BİR APAÇİ MASALI-Angutyus
Bir de arada fırsat buldukça aldığım kitaplar var :
6. KAFES-Josh Mallerman
7.MİLENA'YA MEKTUPLAR -Kafka
8.SEN BENİM DİĞER YARIMSIN-Holly Bourne
Sizde bu kitapları okuduysanız veya okumadıysanız düşüncelerinizi yazarsanız sevinirim :) Şimdiden teşekkürler


                                                                      'n'


3 Ekim 2015 Cumartesi

Mr.Robot


          Mr.Robot 1. sezonunu 10 bölümle bitirmiş bir yaz dizisi. İlk bölümleri beni pek sarmasa da daha sonraları özellikle 8. bölüm ve sonrası daha heyecanlı ve ilgi çekiciydi. Bilgisayara ilgisi olanların daha çok seveceğini düşünüyorum ama İ.M.B.D de 9.4 aldığına göre izlemeye değer diye düşünüyorum.
          Konusuna gelicek olursak Eliot adındaki resimde gördüğünüz kişi iletişim kurmakta zorlanan , anti-sosyal , iç sesiyle sık sık konuşurken görüceğiniz bir kişiliğe sahip. İç sesinden kurtulmak içinde az dozda uyuşturucu alır. Sabahları siber güvenlik şirketinde programcı olarak çalışan akşam ise hackerlık yaparak dolandırıcıların,yasa dışı suç işleyenlerin- aslında kendisi de suç işliyor bu şekilde ama iyi saklanıyor- bilgilerine ve verilerine ulaşarak bunları polise ihbar ediyor. Bu topladığı bilgileri, çevresindeki herkesin bilgisayarından topladığı, Cd'lere kopyalayıp bilgisayarından yok ediyor. Daha sonra çalıştığı şirketin bilgisayarına girmeye çalışan ''fsociety'' adındaki bir hacker grubunu engeller ve bunun onunla tanışmak için yapıldığını düşünür ve olaylar bundan sonra gelişir. Sezon finali ile de gelecek sezonların daha heyecanlı olacağına sinyal verdiler.
 
 SPOİLER:  Ben ilk bölümde iç sesiyle konuşmasını duymamla '' şizofren '' olduğunu düşünmüştüm ve bunda yanılmadım ancak babasının gerçek olmadığını düşünmemiştim hiç. Çok şaşırdım orda, hiç beklemiyordum.Darlene'de ayrı bir şoktu.Finalde Eliot'un kağıyı açtığında Tyler çıkıcak karşısına bence en son konuşan kişi ise White Rose 'du . O saat sesinden bir ipucu verdiler.

Darlene'i Suburgatory izlediyseniz ordaki Dalia karakterini canlandıran Carly Chaikin ,bu rolü ile de oyunculuğunun hakkını verdiğini düşünüyorum.






                                                                                           'n'

19 Eylül 2015 Cumartesi

WATTPAD #2

Daha önce okuduğum wattpad hikayeleri için Tık Tık

                                                                                   DÜŞMAN OKULLAR


           Daha yeni hikayenin sonuna geldim hemen yazmak istedim, bu arada hikaye hala devam ediyor. Konusuna gelicek olursak adından da anlaşılacağı üzere iki düşman okul arasında yaşananlar. Bu düşmanlık kelimesinin üstünü fosforlu kalemle çizmek gerekir. '' Defne '' adında yeni kızın okula katılması ile işler biraz değişir . Ben hikayeyi şimdiki gidişatı ile beğendim. Özellikle kızlarla erkekler arasındaki atışmalar çok hoşuma gitti.

                                                                                    SOLUCAN 1-2-3



          Solucan en en en beğendiğim hikayelerden birisi gerçekten. Hikayeyi okurken kendimi kaptırmakla kalmayıp bir sahnesi var ki Halil Sezai'nin Git adlı şarkısının olduğu bölüm ağlamayı geçin o şarkıyı dinlemekten bıkmadım hatta o şarkıyı başka yerde duyduğumda durup kitabı okurken ki o hislerden kurtulamadım. Kitap diyorum çünkü yazar bir yayınevi ile anlaşmış ve kitap olucak. Konusu ise Nehir adındaki ailesinin koyduğu kurallardan sıkılan bir kızın, bu düşüncelerden kaçış yolunun aşık olmak olduğunu düşünür ve aşık olacağı kişinin beş özelliğini sıralar. Bir gün parktaki bir bankta oturan ''Kıvanç '' adındaki istediği özelliklere uyan bir erkeğin yanına gider ve '' Sana aşık olmama izin verir misin ? '' der ve hikaye başlar.

                                                                                     BENİMLE YAN


          Benimle yan öncelikle final yapmış bir hikaye. Masal adındaki bir kızın sevgilisinin onu aldattığını gördükten sonra yolda söylene söylene yürürken bir arabanın ona çarpması ile yere düşer.Tabi arabayı Ayaz adındaki yakışıklı ve zengin biri sürmektedir. Masal ve Ayaz hikayesi burda başlıyor.Ama benim bu iki karakterin dışında çokça beğendiğim bir karakter daha var ki o da Anıl. Şebek olmasının yanında bir o kadar duygusal.Okuduğunuzda ne demek istediğimi anlıcaksınız.


                                                                                        KÜÇÜK HIRSIZ


          Küçük hırsız kitap olan hikayelerden ancak Wattpad'de bölümleri hala duran tek kitap galiba . Konusu ise Azra babaannesinin hastalığı yüzünden okulu bırakıp çalışmaya başlayan- çünkü ilaç almak zorunda.- ancak işlerinde de her zaman başarılı olamamasından arada hırsızlık yapan bir kız. Bir gün  Ekin adındaki birinin cüzdanını çalacakken yakalanır. Bu hem Azra'nın hem de Ekin'in işine yarayacak bir karşılaşma olur.


                                                                                        'n'

6 Eylül 2015 Pazar

Pencere



Bir pencere ne kadar önemli olabilir ki bir insan icin ? Ya da veda ederken mi bu kadar anlamlı her şey ? "yaz okulunun son ders günü bitti. Son gün diye kuşlar cıvıl cıvıl ötüyordu , rüzgar ilk kez bu kadar çok esiyordu belkide . 11 saat fizik dersinin ardından bende ki devreler de yandı arkadaş. Son gün diye katlandık n'apalım. Akşam 8 de çıkıp üstüne iki saat yol gitmek de yanında   Şimdi sırada finallere gitmek kaldı. " Ben bu cümleleri son gün yazıp taslak olarak kaydetmiştim ama unutmusum ki paylasmayı . Olsun yine de paylaşıcam .  Finallere girdim veeee iki dersten de geçtim çok şükür ☺ Geçtim geçmesine de doğru düzgün tatil yapamadan haftaya okul başlıyor bile. Son hafta sorun çıkmazsa gidiyorum Balıkesir'e. Bir stres atıyım,kafa dağıtıyım bende. Ne güzel başlamıştım yazıya sonunda cıvıtmasam iyiydi. Toparlayalım öyleyse. Pencere demişken ;

                                           
" Sanki nedir bir sonbahar yağmurunun anlamı, Bir kadın bir pencerede yalnızken..."
                                                                                                   Edip Cansever

                                                                  'n'

1 Eylül 2015 Salı

Eğer Yaşarsam / If I Stay


        Bugün duygusal bir filmle karşınızdayım. Eğer yaşarsam izlerken kitaptan filme çevrildiğini bilmiyorum. Film bittiğinde yönetmen, oyuncular, vb. geçerken kitaptan alınarak yazıldığını gördüm. Eminim kitap daha güzel ve duyguludur. Ancak ben filminden bahsedeceğim size. Kitabı okuduktan sonra da yorumumu yazarım. Gelelim filme. Film 17 yaşında , hayatını ailesinin Rock müzik hayranlığına zıt olarak klasik müziğin vazgeçilmez enstrümanlarından çello ile bütünleştiren Mia adındaki bir kızın hayatını anlatıyor. Mia , Rock şarkı söyleyen bir grubun hem gitaristi hem vokali olan Adam 'a aşıktır.Aynı zamanda en iyi müzik okullarından Juliard'a gitmek istemektedir. Mia ailesiyle çıktığı br gezi sonucunda araba kazası geçirir ve yoğun bakımdayken, görünmez bir şekilde hem hayatını hem de ailesini ve sevgilisini sorgulayarak ya hayata tutunacaktır ya da ölümü seçecektir.
         Ben filmi beğendim.Ancak Adam'ın tavırları bazı yerlerde çok saçma geldi. Ya da asi rolünden kaynaklanıyor olabilir. Bunun dışında Mia'nın ailesinin tavırlarını, özellikle annesi ile konuşmalarını çok beğendim. Çello ve gitarın uyumu ve Mia'nın çelloya olan tutkusu çok güzeldi. İkinci film yayınlancak gibi geldi. Çünkü film yarıda kaldı ve ikinci kitapta çıkmış .



'n'

31 Ağustos 2015 Pazartesi

American Ultra

 
       Hem aksiyon hem de komedinin bir arada olduğu "American Ultra" karşımızda. Uzun zamandır sinemaya gitmiyordum.  O ortamı özlemişim ki bu bir de aksiyon filmi ise daha doyumsuz bir his verdi. Jesse Einsenberg oyunculuğu tek kelime ile muhteşemdi ve Kristen Stewart ile de güzel bir uyum yakalamış. Filmdeki Apollo maymun hikayesi - bunu izlediğinizde anlayacaksınız. - cok guzeldi.Filmin konusu Mike Howell (Jesse Eisenberg ) ve Phoebe Larson (Kristen Stewart) çifti sakin bir hayat yaşamaktadırlar. Mike, Phoebe'ye evlilik teklifi etmek ister ama bir türlü o zamanı bulamaz. Ayrıca Mike kendisinin bile bilmediği  bir ajan .C.I.A onu etkisiz hale getirmek için karar alır. Mike ve Phoebe ' nin bu durumdan  maceralı kaçışını kaçırmayın derim. Bence çok kestirmeden, olayı anlatmadan yazdım, bana bir alkış.  :)










 
                   

'n'

16 Ağustos 2015 Pazar

ÖYLE İŞTE #2

     Kendinizi mutsuz, değersiz ve en çokta kaybolmuş hissettiğiniz oldu mu ? Bunu uzun süre önce atlattığımı düşünüyordum. Öyle değilmiş galiba, bir an niye böyle hissettim ki. Bazı şeyleri umursamadığınızı düşünüyorsunuz ama onlar önünüze pat diye gelince şok oluyorsunuz ve aynı duyguları hissediyorsunuz. Neden şimdi ? Bir az daha gelmeseydin hani. Bugün bu hislerle uğraştım biraz. Eski arkadaşlar ve anıları girdi tekrar aklımın eskimiş ve unutulmaya yüz tutmuş en ücra köşelerinden.  Sonra düşündüm şimdi sırası değil bunların yaz okulunun bitmesine iki hafta var hele bitsin ondan sonra yüzleşirsin anılarla.  Sen dur bakalım orda. Tekrar kilitledim bir süreliğine, kilidi de aldım fizik kitaplarının en son sayfasına koydum. Daha çok işimiz var onunla.
      Ben bunları düşünürken neden yazmıyorum dedim ve hemen açtım blogu ve yazdım birazcık. Iyi geliyor , sanki karşımda birisi var ellerimizde kahve sohbet ediyoruz. Anlatıyorum sana ama sen sadece dinliyorsun , hep ben dinleyecek değilim ya. Ama istersen sende bana eşlik edebilirsin, benimle konuşmaya ne dersin ?
   



                                                                           'n'

9 Ağustos 2015 Pazar

Bugün Pazar / Nazım Hikmet Ran

     Bugün bu şiiri okudu abim ( abimi eninde sonunda bu blogta paylaşacaktım .  Çünkü bu zamana kadar hayatımın çoğunda hep onu anlattım etrafımdakilere burda da olmazsa olmazdı :) böyle bir başlangıç daha güzel oldu ) ve aklıma sizinle de paylaşmak geldi. Aynı duyguları yaşayamasakta aynı şiiri okumuş oluruz :) Umarım beğenirsiniz.


BUGÜN PAZAR             


Bugün pazar.

Bugün beni ilk defa günese çikardilar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün
bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar genis olduguna sasarak
kimildamadan durdum.
Sonra saygiyla topraga oturdum,
dayadim sirtimi duvara.
Bu anda ne düsmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karim.
Toprak, günes ve ben...
Bahtiyarim...



                        NAZIM HİKMET RAN


'n'

8 Ağustos 2015 Cumartesi

PK / Rajkumar Hirani




          PK türkçe de sarhoş anlamına gelen ve Hindistan'da çok kullanılan bir kelime. Film Aamir Khan'ın oynadığı bir film olması ile zaten 1-0 öndeydi benim için. Filmin sonunda da beklentilerini karşıladı açıkçası. Diğer filmlerinde de olduğu gibi PK de toplumsal mesaj içeren bir film. PK uzaydan gelir ve oraya tekrar dönmek için kullandığı kumandasını çaldırır. Böylece Dünya'ya kötü bir başlangıç yaparak kumandasını aramak için düşer yollara. Ararken insanlara sordugu sorularla cevaplar hep Tanrı'yı bulması gerektiğini düşünür.
         Hindistan'da bilindiği üzere çok fazla din var bu yüzden dini kullanan insanlar da  var ve filmde bu konu üzerinde duruyor. Bu arayış sırasında yaşadığı komik olayları ve bir o kadar düşündürücü sorularıyla karşılaşıyoruz. Bir de filmin aşk hikayesi var ki o da ayrı bir güzellikte anlatılmış sonunda ikisinin kesişmesi ise olayları daha da anlamlı kıldı. Çok fazla eleştiri almasına rağmen hiç bir dine karşı alay veya hakaret içermeyen gayet saygılı olarak ele alınmış konular. İzleyiniz efenim :)


                                                                            'n'